10 Temmuz 2015 Cuma

Godard'ın İzinde II- "A bout de Souffle": Aşkın ve Cinayetin Arkeolojisi

“Nous allons parler fort villain choses”
Stendhal

Godard eserini, hem dönemin ortalama bir filmine ayrılan gerekli kaynağın çok altında kalan bütçesi, hem de kişisel olarak çektiği maddi sıkıntıların da etkisiyle düşük bütçeli filmler yapan fakat 1950’lilerde Amerikan sinemasının hızla artan sermaye yoğun yapısına yenik düşen Monogram Pictures’a adar, filmlerinden ve çabalarından etkilendiğine karşılık bir saygı ve övgü olarak.

Ancak bu adama, Truffaut’un hikayesinde Stendhal’ın “Nous allons parler fort villain choses” (Çok kötü şeyler hakkında konuşacağız) sözüne yapılan atfın kaybolmasına neden olacaktır. Stendhal’ın sözü hem filmin hikayesi hem de diyalogları açısından öncü bir göstergedir; tam da Truffaut’un hissettiği ve düşündüğü gibi ve tam da Godard’ın Stendhal’i de unutmadığını senaryoda yaptığı cesurca değişikliklerle göstererek kendi hüznünden harikulade bir trajedi yarattığı gibi.

15 Mayıs 2015 Cuma

Godard’ın (Hüznünün ve Öfkesinin) İzinde-I

*UYARI: Bu yazı dizisinde kadınlar için 20, erkekler için 30 yaş sınırı vardır.


À bout de Souffle - I: 

Aşkın ve Cinayetin Arkeolojisi



“Ce n'est pas d'où tu prends les choses - c'est où tu veux les amener”
Jean-Luc Godard


À bout de Souffle” Fransız Yeni Dalga (La Nouvelle Vague) sinema akımının ve bu akımın en önde gelen yönetmenlerinden Jean-Luc Godard’nın ilk ve belki de en önemli filmidir. Fransız ve dünya sinemasında bir dönüm noktası; yönetmeni neredeyse tümüyle eserinin sanatçısı yapan yeni bir anlatım tarzının başyapıtıdır. Eski ve yeni sinema ayrımı bu film ile anlam kazanmış ve bir yönetmenin doğuşuna neden olmuştur. 

Godard kurgunun sınırlarından ve klişelerinden uzak, gerçeğin olasılıklarının öngörülemezliği ve belirsizliğine dalarak, sert söyleminin sanatını sinema aracılığıyla ifade eder. Böylece Godard, çağının fenomenlerinin ve imajlarının ardına bakmayı başarabilen cesur bir tanığı olarak ortaya çıkar...
  

5 Mayıs 2015 Salı

Işığın Parça Parça Dalga Geçişi

Işığın Gölgesinde Aklımızın 2500 Yıllık Yolculuğunun Şen Bilimsel bir Hikayesi


Ah bu ışık... hayatımızın en büyük fenomeni, onun sayesinde görür, tanımlar ve anlamaya çalışırız… en güçlü ve güvenilir duyumuzdur görmek ama en çok onunla aldanırız. Işık hayatımıza rengi katar, hemen hemen herşeye görünüşünü verir, kendi içine çökmüş karanlık yıldızlar ve bir de karanlık ruhlar hariç...


Andromeda*

26 Nisan 2015 Pazar

Oktay Sinanoğlu'nun Mirası Üzerine

Oktay Sinanoğlu kişisel olarak tanışma şerefine eriştiğim uzunca sohbet etme fırsatı da bulup samimi ve keskin düşüncelerini dinlediğim ve etkilendiğim çok değerli bir insan, bilim adamı ve kültür adamıydı.

Ortadoğu'yu Okumak

Ortadoğu nasıl okunacak ve nasıl anlaşılacak? günümüz dünyasının en zor sorularından birisi belki de bu, çelişkiler ve çatışmaların dünyası Ortadoğu, geleceğin görünmediği geçmişin dayanılmaz ağırlıklarının insanların üzerine çöktüğü bir coğrafya... herşeyden önce burası unutulmayan acıların dünyası, unutulmayan ve yaşanan acılar her gün biraz daha canlı… gençliğini yitirmemiş, capcanlı ve kontrolsüz bir zihin; heyecanlı, tecrübesiz ve ürkek bir cesaret… yıllanmamış, yaşlanmamış ve olgunlaşmamış; çünkü olgunlaşmak ve yaşlanmak biraz da unutmaktır; yaşlısı genç ve genci çocuk…